Arjantin’in ve dünyanın Maradona ile Messi’yi algılayış şekli farklıdır.
Maradona, futbolun amatör yapısının en önemli yeteneğiydi. Messi ise endüstriyel futbolun en önemli figürüdür.
Maradona, sadece yeteneklerinden ve oynadıklarından sorumlu değil, esas olarak söylediklerinden ve aldığı tavırlardan daha fazla sorumlu olduğunu ortaya koydu. FIFA ve UEFA ondan nefret ederlerdi, çünkü onların ne mal olduklarını her ortamda yüzlerine vururdu.
2 Nisan 1982’de başlayan, Güney Georgia Adaları’nın işgaliyle genişleyen ve 26 Nisan’da Arjantinli komutanların teslim olmasıyla sona eren savaşta, İngiltere’nin 258 ve Arjantin’in 649 askeri öldü.
1986 yılında Arjantin, çeyrek final maçında İngiltere ile karşılaşınca, ister istemez süreç futbol dışındaki Falkland Savaşı'nın sonuçlarına odaklandı. Bu, her iki takımın üstünde de vardı; ancak savaşta Arjantin kaybeden olduğu için onun üstünde daha fazla olmakla beraber baskı unsuru oldu.
İngilizler dışında kimse kızıp eleştirmedi. Hatta o, ‘Tanrının Eli’ golünü ve 10 saniye içinde 5 İngiliz futbolcuyu 6 kez çalımladıktan sonra FIFA tarafından ‘yüzyılın golü’ seçilen ikinci golüyle Maradona, savaşa bulaşmadan ve o dönemin liderlerinin aksine, insani tavırlarla bir zafer kazanarak ülkesini ve İngilizleri bu kısır döngü içerisinden de bu muhteşem oyun sayesinde kurtarmıştı.
Belki de tartışılacak konu hangisinin daha masum olduğudur. Elle atılan gol mü? Ölümlere sebep olan emperyalist işgal mi?
İngilizler için bu işgal ve koloni kültürü ile katliamlar yüzlerce yıl devam eden bir emperyal siyasi strateji olduğundan onları pek etkilemez. O yüzden Maradona’nın elle attığı gol onlara bu kadar fena koydu!
İşte bu maç, bu atmosferde başladı. Başlamaması mümkün değildi…
Üç maçtır geri dönüşü başaran bir takımın final takımı olmaması gibi bir durum olamaz. Hem rakiple her konuda mücadele edip hem de top oynayarak bunu başarmak ancak bir devrimci kültürel damarın devreye girmesiyle olur.
2022 kupasını kazanan Arjantin’in bu süreçteki partneri ve seyircisi bu turnuvada da aynı görevi fazlasıyla yaptı. O damarın ana bağlantısı seyirciydi çünkü. Bu birlikteliği sağlamak Messi için çok önemli bir ayrıcalık olmakla birlikte, 38 yaşında geriye dönüşlere yaptığı katkının sadece milli takım düzeyinde olması, Barcelona sonrası tek anlamının bu takımın olmasından kaynaklanmaktadır. Bu adayış tamamen Arjantin kültürel etkisiyle başarmanın ve mücadelenin yansımasıdır. Aksi durumda ülke ve seyirci sırtını döner.
Maçın başlamasıyla ortaya konan Arjantin'in sert tavrı, bu maçın anlamının ne olduğunu biraz da İngilizlere hissettirmek gerekliliği için alınmıştı. Hiçbir şey unutulmadı ve kaç kuşak sürerse sürsün bunu unutmanın mümkün olmadığını belirttiler. O yüzden seyirciler İngiltere’yi yenmenin kupayı almaktan daha anlamlı olduğunu belirtmekteler.
Kanat organizasyonlarındaki zaafı üzerinden gol yiyen Arjantin, bunun yanında merkezden Kane ve Bellingham’in iç koşularına engel olarak bir şekilde oyunu tuttu. Gol sonrası kurdukları baskı ve Tuchel’in bu baskıya karşı sürekli savunma setinde kalacak değişiklikler yapması adeta Arjantin’e alan açtı. İki stoperinin sarı kartlı olmasına rağmen, karşı atak geçiş oyununu hiç düşünmemesi bu seviyede maçların nasıl oynanması gerektiğini bilmemesinden kaynaklanmaktaydı. Ve sahada Messi kadar olmasa da lider oyuncusunun eksikliği de sürecin dağılmasına neden oldu.
Scaloni’nin oyunda yaptığı değişikliklerin maça ve skora etkisi bu alanda ne kadar başarılı olduğunu gösterdi. Final takımının antrenörü olmak böyle bir şey…
Her maç olduğu gibi, Otamendi faktörünü geri dönüş sürecinin içinde değerlendirmesi, oyuna müdahale edecek ve süreci arka tarafta yönetecek donanıma da sahip olmasıyla takıma da ayrıca bir güven verecekti.
Aynı Pasarella etkisi… Bu 2022’de daha yoğun hissedilmişti.
Evet, finalde iki iyi takım oynayacak. Benim içinse, ikisinden birinin kazanmasının bir mahzuru olmadığı bir maç olacak.
Ülkelerin yaşadıkları demokrasi ve insani kırılmalara rağmen, verdikleri mücadeleler ve futbola katkıları çok değerli. Her iki takımın devrimci damara sahip olması, mücadelenin yoğunluğunu ve başarı azmini net olarak ortaya koyacağı bir maç seyredeceğimiz anlamına gelmektedir.
Rahat ve huzurlu bir final maçı.
Final zaten bizim…
Yorumlar